Salı, Nisan 02, 2019

Kendin ile Muhakeme Et

  Hiç yorum yok

Kendin İle Muhakeme Et

      Rahatlayın! Sakin olsun herkes, tamam heyecana mahal yok, bu gün mahkememiz var sen sanıksın ne kadar az kişinin haberi olur o kadar karlı senin için. Bazen sakince oturup şapka önünde düşünmelisin. Hatalarını, kusurlarını, yaptığın yanlışları, yapmayı düşündüklerini, geçmişi adım adım gözden geçirip, tekrar eden hatalarını keşfedip, geleceğe şıp şıp yol almayı öğren. Hiç bi zaman bişeye geç kalmadın devletin sana verdiği çipli kartlarda 157 yaşında değilsen şayet. Ruh yaşını karıştırmayalım onu karıştırırsak ben senden de yaşlıyım. Tamam sen benden yaşlısın ya da her neyse. 

Hiç gerek yok üzülüp 'ah vah gitti bitti zaman bundan sonra bekler yaşlılığı olur emekli geçer köşeme azraili beş çayına beklerim' demiyosan deme zaten hiç girme o moda girecek olduysan da çık derhal ordan tutar çıkartırım seni kim izin verdi o moda girmene. Yaşayacak uzun güzel minnoş seneler bissürü önünde her gün ayrı güzel bu gün dünden farklı yarın da bu günden başka. Ve dünlerden daha harikulade güneşli hava. Bu gün senin için doğdu insanlar bu gün senin için uyandı iş yerlerini açtı. Heves ve istekleriniz her daim canlı ve sıkı sıkıya ellerinizde olsun kaçırmayın hiç biyere. Keçilerinizide kaçırmayın aman diyim bu aralar başım kalabalık bir de sizin keçilerinizle uğraşamam herkes keçilerine sahip çıksın. 

Sonra bulması imkansız olmasa bile muhakkak bi zorluğu oluyo. Zamana bırakıyoruz kimi zaman, zaman istemeyen günleri bile. Korkuyorsunuz biliyorum itiraf etmekten dahi geri durduğunuz hatta varlığını red ettiğiniz ama yokluğuna kendinizini bile henüz inandıramadığınız gerçekler var. Alalade ortada ki bunu düşündüğünüzde aklınıza gelen neyse onu kabullenme zamanı da gelmiş demektir. Başlayalım mı temizliğe silmeler, atmalar, unutmalar, mazide bırakmalar. Çöpe atalım raf ömrü bitenleri. 

Şapkanızı önünüze aldığınızda düşünün bunları, kendi mahkemenizi her an her yerde kendiniz kurabilir. Karar çıkartabilirsiniz. Önemli bi buluşmaya giderken ya da o buluşmadan ayrıldığınızda, metroya yürürken, kulağınızda kulaklığınızla (sevdiğiniz müzik eşliğinde), kaldırım taşları adımlarken... başlayın konuşmaya kendinizle. Hem yürüyün hem konuşun hem müzik dinleyin hem etrafı seyreyleyin hem mahkemede işleve girsin. Etrafın "bu deli mi" bakışlarına zinhar önemsemeyiniz. Çünkü ben önemsemiyorum. Onlara ne ki mahkemedeyiz biz ister sessiz ister sesli yaparız kimse de karışamaz. Dertleş kendinle, sen senden gerçekten ne istiyosun, saatlerce konuş, şikayet et, yorumla, beğen, beğenme, sil baştan al, en iyi dedikodu kendinle ettiğindir. Laf aramızda deneyimlerle onaylı emin ol. Derin düşün yüzeysel herkes bakar, sen herkes değilsin, türünden değişiksin, özelsin, farklısın, apayrı bunu senin özel hissetmen için söylemiyorum binlerce yazı arasından buna denk gelmiş olman bi hayli ilginç bi tevafuk olurdu sen özel olmasaydın. Klon gibi hareket eden binlerce insanlardan biri olma senin için neyin daha iyi olacağını düşünüyosan onu yap. Zaman kavramı her insan için farklıdır ve sen geç kalma sana. Ağaca yaşken şekil vermek gibi. Yap istediğini, bırak giden gitsin, giden zaten sende misafirdir. Gitmeyecek olan ise ruhuna nakşettiklerin. Giyeceklere, yiyeceklere, ev eşyalarına, not defterlerine, insanlara, kitaplara, günlüklere... ayrılamayacakmışıncasına bağlanma. 

Bi gün kendin uğruna değer verdiklerini feda etmen gerekebilir annenden kalan kolye, babanın saati, sevgilinin yüzüğü bilekliği ki eşyalar değildir gözümüzde. Kıymak gerek bazen bu kadar bağlılık bize zarar. Salmak gerek ipin ucunu fazla eşyalara kıymak bazılarına zihinde anılar olarak ev sahipliği etmek. Bunun için her gün gönlünün perdelerini sonuna kadar hızlıca aç ve "günaaydıın" de içini havalandırmayı da unutma. 

Mutlu olmak için en iyi ünüversiteye gitmeye en güzel okullardan birincilikle mezun olmana gerek yok. Okuma biliyosan ki bu yazıyı okuduğuna göre bi hayli tatlış biliyosun. Oku, gez, film izle, belgeselleri keşfet, diksiyonunu geliştir, yabancı dilini ilerlet... kendini büyüt. Koccaman ol. Birilerinden önde olmak için illa daha fazla kazanmana gerek yok kısaca para olmadan da bişeyleri başarabilirsin.
Hiç bi sorun yokken durduk yere şimşekler eşliğinde kara bulutlar gelir tepene 'alın' dersin 'beni burdan cehennemin dibine yalnız mutlu olayım' . Bu da bi tezatlık aslında ama durumumuz bunu arzulayacak derecede vahim. Bunun için kıymetini bilmek gerek, yüzümüzde güzel minnak gülümsemeler peydah eden insanların. Öyle varlıklar hep olsunlar. Sakın bırakmayın onları izin vermeyin hayatınızdan gitmelerine sevin bağlanın sımsıkı sarılın. Zor bulunan nimetlerdendir aslında onlar. 
Her alanda ihtiyacımız olan iletişim. Hayatınızın her metrekaresinde iç mahkemeniz dış soruşturmanıza açık ara fark atar.
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz aşağıdaki butonlar ile paylaşabilirsiniz.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder