Pazartesi, Nisan 22, 2019

Kendi yapmak istediklerimizi mi yaparız?

  Hiç yorum yok

Kendi yapmak istediklerimizi mi yaparız?

Başkalarının bize dayattıklarını mı?
Yoksa başkalarının söylediklerini mi? Değişiğiz kimi zaman; anlaşılacak gibiyiz de, hiç çözümlenemeyecek gibi de. Bazen anlıyoruz, bazen anlamıyoruz, bazen anlamadığımız halde anlamışız zannediyoruz, bazense anlamamış olsak bile anlamışız gibi bi tavır takınıyoruz. Evet bunu bazen farkına varmadan kabul etmesen de yapıyosun. Kimse kimseyi benden iyi bilmiyo. Eminim. İnanmıyo musun? Ya sen ne biliyosun benim hakkımda? Bence benden daha çok şey. Ne istediğimi ben değil sen biliyosun. Herşeyimi biliyo olman beni benden daha iyi tanıyo olmana referans olabilir mi? Sizce cidden bu mümkün mü? Yaşadıklarımızı değerlilerimize anlatmak. Onlarla bizim aramıza dile getirilemeyen bi köprü kurup, kimi zaman tarifsiz bi haz verir. Peki bu anlattıklarınızdan sonra anlattığınız kadar insanın sizin hayatınız hakkında eleştiri yapabilme hakkını verdiğinizi de biliyo musunuz? Henüz farkına varmamışsanız farkına vardığınızı düşünmek bile hoş gelecek bana. Birine derdinizi anlatmak demek sadece beni dinle değil bana akıl ver de demektir benim hayatımda söz sahibi ol. İyi kötü eleştir demektir bu. 
Ömrümüzde rast geldiğimiz anları, insanları insanlara anlatmak bizi rahatlatır tabi bu herkes için aynı durumu teşkil etmiyo onuda belirteyim. Ben geneli ele alıcam anlatıyoruz, bitiremiyoruz, konuştukca konuşasımız geliyo, beş çayı sohbeti, akşam içmeleri... derken bişeyler paylaşıyoruz. Ve kimse ile bizim sonsuza kadar iyi anlaşacağımıza dair bi sözleşmemiz yok. Zaman geçiyo az çok farketmez o insanla anlaşamamaya başlıyoruz kimi vakitlerde fikirayrılıkları ardından tartışmalarımız belki de büyük kavgalara dönüşüyo bunlar. Kötülük her insanın içinde bizim lügatımızda da kabul görsek de görmesek de mevcut. Bunu inkar edemeyiz. Kabullenelim. Kabullendik mi? Evet. Bize zarar verebiliyo o bir zaman çok sevip a'dan ü'ye her şeyimizi paylaştığımız iyi insan bi anda kötülük perisine dönüşebiliyo. Bu arada a'dan z' ye değil özellikle belirtmek istiyorum. Yani alfabeyi eksik bildiğimden değil. Her insanın her şeyi bilememesinden. Tanıyamadığımız aslında tanıdığımızı zannettiğimiz biri oluveriyo. Durumun geneline baktığımızda hiç kimseyi tanıyamayız. Nasıl mı? İnsanların kapalı bi kutudan patlayan ambalajlara sarılı kullanım klavuzu eşliğinde çıkan bi robot olmadığının hepimizde farkındayız diye düşünüyorum. Düşüncelerimiz, hayallerimiz, hedeflerimiz her geçen gün bilgi birikimimize göre şekillenir. Sıvı halde bulunan su gibi hangi kaba konsa onun şeklini alır. Tabi kabı seçmek sizin özgür iradenize kalmış. Geniş, dar, uzun, kısa, kıvrımlı, tırtıklı... gibi.
Zamanında can dediğiniz insanla iki yabancı olmamanızı gerektirecek bişi yok. Her an her şey olabilir burası dünya azizim alış bunlara. Onun için derim her insanla her bişeyini paylaşma. Biraz tasarruf et kendini anlatmakdan. Bırak biraz da ruhun pay alsın senden. Tek ruhunda saklı kalsın yaşadıkların, fikirlerin. 
Küçüklüğümüzden bu yana bize ne yaptığımızı bilmemiz gerektiğini söyleyerek etrafta boş laf yapıp gezen ve hakkımızda her şeyi merak eden insanlarla dolu çevremiz. Neden hep bir ağızdan ne yapıcdağımızı merak ederek, bunu dile getiren patatesler muhakkak varlar. 
Ben bilmeyeceğim sizde bilmeyin hele ötekiler hiç hiç bilmeyiversin. Yaşamak için başkalarının yaşamlarını boş yere bilmek zorunda değilim ki sende öyle. Kendin bile bi ileriki evreni bilme ya da o kadar program yapma. Ölçüp biçme seç yaşa. Mesela benim ben olduğumu bilmek için bi zorunluluğumun olduğunu dünyaya gelmeden önceki evrede kimse bana söylemedi. Geçen sene o hoşuma gider, bu sene bu. Bi sene batar diğer sene doğarız. Bi düşer bi kalkarız. Hayat bizim hayatımız sonuçta. İstediğimiz gibi yaşarız. Tercihler bize ait olmalı bu yolda dönemeçlere biz karar vermeliyiz. Ve tatlı canımızın ne olacağımızı bilmek istemiyo ya da bildiği şeyi kendine saklamayı tercih ediyorsa buna kimsenin eleştiri yapma gibi bi özgürlüğü yok. 
Saygılar selamlar kadınlar erkekler. 
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz aşağıdaki butonlar ile paylaşabilirsiniz.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder