Salı, Mart 12, 2019

Üniversite Okuyanlara Münhasırdır

  Hiç yorum yok

Üniversite Okuyanlara Münhasırdır

Mesela diyorum gençler tüm ülkeyi hakim doktor mühendis yetiştirelim ki insanlık kurtulsun, huzura ersin, mutlu olsun. Milletçe okula gidelim üniversite okuyalım hatta yüksek lisans doktora yapalım. İki üç üniversite bitirmeyi farz sayalım kendimize. Bunlar güzel kötü demiyorum asla da. E peki herkesin birbirine sorduğu buna rağmen de labirentte kaybolmuşuz misali hiç kimse tarafından bir türlü bulunamayan insanlık nerede? Kişinin kendi kendini geliştirmesi öğrenmesi zihnen beş artı iki eve çıkması ne olacak? Gelişmeyen düşünceler ve büyümenin ne olduğunu bilmeyen ruhlar ile dolu dünyalarımızda nefes almak o kadar da kolay olmuyor bazı zamanlarda. 

Asıl isteğimiz bu olmamalıydı da zaten, bizlere okuyan, gelişen, büyüyen bir nesil gerek. Bir vakitler insanlığı ve merhametiyle dünyaya hoşgörü politikası uygulamış olan ecdadın torunlarıyız diye senelerdir hava atarken hoş. Kim bize oturmayı, yatmayı, işten korkmayı, kaçmayı bu şekilde olması gerektiğini empoze etmişti ki? 

Düşünce yapısı, dürüstlük, fikirler, zikirlerdi mesele bi toplumu yükselmesi için bunlar baş roldü insanların gelişmesinde. Okuması, araştırması, bilmesi, paylaşması, gezmesi, görmesi, yeni fikirler duyması bunların üstüne de tartışabilecek konumda olması, farklı karakterler tanıması...  Kişisel gelişim, 'kotayı en üst levela çıkardım, bitti tamam bu kadarı yetti bana' deyip. Kendimizi boşa çıkarabileceğimiz bi konu asla değil. 

Öğrenmenin sonu yok insan evrende yaratılmış en üstün varlık olduğundan mütevellit ilgilenebildiği kadar çok konuyla ilgilenip anlayıp, kendini geliştirmesi gerekir. Bunu özellikle kadın ya da erkek olarak ayırmamız bi hayli saçma olur. Ataerkil bi toplumda yetişmiş olmamızın hazin sonu olarak şöyle bi algı kalmış bulunmakta çoğu insanın kafasında 'kadın yapamaz', 'kadın bilmese de olur'. 


Halbuki asıl toplumu yetiştiren geleceğe şekil verendir kadın. Kadın görürse erkek de görür. Kadın yetişirse toplum yetişir. Ne kadar çok araştırır öğrenir o kadar da öğretir ve bilinçlendirir. Kişisel gelişiminde yol kat etmeyen ebeveynlerden topluma zeki çocuk beklemek. Ay çiçeği ektiğiniz tarladan avokado beklemekle eş değer. Bazen söylediğimiz bi söz farkında olmadan yaptığımız bi hareketten etkilenir çocuklar. 


Ufacık kıvılcımlar da saklıdır, bi çocuğun hayalleri, hedefleri, geleceği. İnsan kaç yaşında olursa olsun kendini geliştirmeli. Yediden yetmişe okuyabilecek durumda olan bütün insanlara kitap dağıtmak isterdim. Kitabı toprağa benzetirim ben eli açıktır sen ayrı ben ayrı yorumlarım. Kimi zaman her okuduğunda farklı anlamlar bile çıkarırsın bir kitaptan. Kitap okuma alışkanlığı kazanın, çevrenizdekilere önerin, sırf sevmediğiniz için kişilerin kitabını okumaktan vazgeçmeyin. O kitabı okuduğunuz için o düşünce yapısını benimsemek gibi bi zorunluluğunuz yok sonuçta. 


İlginç alemlere açılmanın kimseye zararı olmaz bence. Okuduğunuz bilgilerin size uyan kısımlarını toplayın olgun meyve misali. Hayata farklı pencerelerden bakmanıza yardımcı olur. Farklı düşünmenize. Yeni dünyaların keşfine neden olan bu muazzam alışkanlığı. Vakit kaybetmeyin deneyin her yerde. Kişisel gelişim üstüne yazılmış kaliteli olan  kitapları da özellikle okumayı ihmal etmeyin derim hani. Yinede seçim sizin. Bunun dışında önemli olaylara tanıklık etmiş, birçok yenilik yapmış, deneyime sahip olmuş, konularında üstat dediğimiz insanların konferanslarına gitmeyi unutmayın hayat şartlarından ötürü vakit bulamıyorsunuz diyelim internetten konferans izleyebilirsiniz. Vaktiniz olmadı ise internet de videoları makale ve yazılarından yararlanabilirsiniz bu konuda. Artık eskisi gibi değil sonuçta dünya. Tv veya pc karşısında boş işlerle alakadar olup saatlerce vakit öldürmek, beyninizi uyuşturmak yerine diyorum ki kalk oturduğun yerden ve silkelen bence. 

Alın beni diplomayı insanlık zanneden bu uzaydaki kişilerin yanından.  Sizde durmayın, durmayalım böyle düşünüp diploma sahibi olmayanları aşağılayıp, küçük gören, kendini insan yerine koyup ortalarda hava atarak gezen, ego küplerinin yanında. Evrenden ırak! "Yaa bir gün öyle olursak" diye endişe etmeden de duramıyorum. Dört üniversiteden mezun, 51 ülkede gezmiş ve emrin altında yüzlerce insanda olsa... merhamet barındırmadıktan sonra yüreğinde nasıl ferahlar sın? İnsana insan olduğu için değer vermeden? Statüsünün ne olduğuna ehemmiyet göstermeyip insanları insan olduğu için sevip koruduğunda gerçek mutluluğu bulacaksın.

Her dem daha fazla bilgi biriktirmek gerek. Yaptığın meslek veya toplumdaki yerin ne olursa olsun bu senin kendini geliştirmene engel değil hiç bir zaman olmadı, olmayacak da. Kendine engeller koyma. Bu şekilde kısıtlayıcı sınırlar çizme. Oku araştır geliş ki geliştir.

Eğer bu yazıyı beğendiyseniz aşağıdaki butonlar ile paylaşabilirsiniz.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder