Cumartesi, Mart 02, 2019

Herkes Zatının Zanaatkarıdır

  Hiç yorum yok

Herkes Zatının Zanaatkarıdır

    Hayallerimizi mahveden bunca insan varken hayal kurmak da neden? Özgür bi şekilde hayalini gerçekleştirebilecek misin? Hakkımız mı ki hayal kurmak ya da uygulamaya koymak? Kim size böyle bi hakkı verdi? Olduğundan bahsetti?

Pis zihniyetleri, mikrop insanlıklarıyla virüs gibi sızıp hayatımıza, mahvediyorlar yaptığımız, yapmayı düşlediğimiz ve gelecekte yapmak istiyebileceğimiz tüm hayallerimizi.
Hani yazın çaya düşen minnak sinekler gibi düşüyorlar hedeflerimizin tam ortasına. Mide bulandırıp keyfimizi zehiri ilan ediyorlar. Neyseki bir koca demlik çayımız var herkeslere yeter. Sana da bana da.

Umurtsuzluklarıyla içinizi karartan insanlar vardır. Hani kendileri mutsuzdur sizide mutsuz ederler. Hele bi de mutlu gibi görünüp mutsuz edenler yok mu onlara başka bi gün bakalım çünkü onlara müstakil bi gezegen tutmayı düşünüyorum.

Hani hedeflerinizi, düşünce yapınız, hayallerinizi, yeni bi fikriniz olduğunu söylediğinizde sen daha başlamadan karşı çıkan, küçük gören, 'zaten sen yapamazsın' diyen veya ima eden insanlar vardır ya. Sizin iyiliğiniz için öyle dediklerini söyleyen lakin uzaktan yakından pek de münasebeti olmayan insanlar. İşte tam da o zatı şahanelerden uzak durun derim. En iyisi şutlayın onları hayatınızdan öylelerinin işi yok senin yanında. Belki aynı ortamda durma mecburiyetin var bu en yakınındaki bile olsa bi daha kolay kolay açma zihnini kimseye.  Uzaklaşamıyorsan senin düşüncelerine önem vermesini bekle. Belki o gün hiç gelmiycek sen yinede umut etmekten vazgeçme. Senin kıymetli hedeflerin kimseye sakız olacak kadar değersiz değil. Kısaca dostum seni sen yapan ne varsa bırakma.

Kimse kaybolmasın bi yere yeni umutlar, sıfırdan beklentilerle yeniden çıkıyoruz sonunu bilmediğimiz çakıl, çukur, balçık, çamur dolu esrarengiz yollara kah kendimizi kaybetip kah bulacağımız tekin olmayan yerlere. Lakin yolculuk boyunca acı da çeksek, üzülsekte, mutlu olacağımız en azından yaşadım gördüm ders çıkardım diyebileceğimiz.

Geri kalan mevcut hayatımıza güzel gülen gözlerle bakacağımız. Bi yerden toparlanmamız toparlamamız gerek kendimizi. Olmaz böyle korkarak, çekinerek, 'insanlar ne der' diye düşünerek, kendimize sınırlar çizip yaşamaya devam ederek nereye kadar gidicez olduğumuz yerde saymaktan başka bişey değil bu. Kim ne derse desin bir heykeltıraş  gibi sende kendini ve ruhunu her geçen gün törpüleyip oyup şekil veriyorsun. 
Ben size söyleyeyim baştan geçmez böyle yaşam.
Varsa şayet sizi yaradan bi gün aldığınız nefesi bile haram eder buna inan.

Eğer bu yazıyı beğendiyseniz aşağıdaki butonlar ile paylaşabilirsiniz.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder