Cuma, Şubat 22, 2019

Ben Böyle Mutluyum

  Hiç yorum yok

Ben Böyle Mutluyum

Sahi nasıl geldik biz bu hale kırmaya nasılda alıştık insanları, üzmeye, incitmeye, parçalamaya, değersizleştirmeye...
Ne kadar deydi yaralamamıza? Hafifledi mi yüreğimiz? Gitti mi üstümüzden tarif edilmez ağırlık? Yoksa daha da mı ağırlaşıp çekilmez bi hal aldı? Her gün farklı karakter ve vizyonlarda onlarca insanla muhattap oluyoruz. Bunları iyi ve kötü olmak üzere katagorilere ayırarak değerlendiriyoruz. İyilerle pek sorun olduğu söylenemez. Kötüler ise canımızı sıktığını iddia ettiğimiz bölüm oluyo. Bazı zamanlarda kötü katagorimizin muhterem insanlarının tavır ve sözlerine sinirlenerek sevdiklerimize sözlerimizle yeri geldiğinde ise hareketlerimizle zarar veriyoruz. Kendimizden soğutup, adeta uzak evrenlere ışınlıyoruz onları, hayali kocaman setler çekiyoruz önümüze. Kimsecikler hayatımıza zarar vermesinler diye, yaklaşmasın, dokunmasınlar bizlere, niyetinin hoş ya da boş olması değil önemli olan tek olmak. Tek olduğumuzda güvende olacağımızı hayal ediyoruz. Evet hayal ediyoruz diycem sizcede öyle değil mi yani.. her tek mahlukat mutlu mu sanki?
Neyse efem bencil bi şekilde yalnızlığımıza gelmesin de zarar. Yedinci dünya savaşı çıksın, zombi istilası başlasın, robotlar dünya üstünde hakimiyetlerini ilan etsinler, uzaylı dostlarımız gelsin bla bla bla ne olursa olsun diye düşünüyoruz kısaca. 'Ben böyle mutluyum' yalanıyla kandırıyoruz sevenlerimizi, sevdiklerimizi ve de en önemlisi kendimizi. Bi müddet sonra harbiden inanıyoruz kendi söylediğimiz bu masum gibi görünen ağır yalana. Yalnız kadın ya da yalnız adam olarak mutluymuşuz gibi davranıyoruz tüm insanlığa. Halbuki mutsuzluğumuzda boğulmamıza tam olarak ramak kalmış farkına varamamışız. Geçiyo saniyeler, dakikalar, saatler, günler, haftalar, aylar, yıllar. Aslında çevremizi kırmasak, üzmesek, setler çekmek yerine empati yapıp, mutlu olmayı, her ne olursa olsun gülmeyi denesek. Kahkaha atmayı bilsek. Mutlu olanlara kimi zamanlarda farkına bile varmadan imrenerek bakmak yerine, sevgiyle bakıp tebessümle selamlasak onları. Çocuklara kazanmak, para ve üstünlükten evvel saygıyı sevgiyi ve kahkahayı bizzat bizler yaşayarak öğretsek. Daha güzel bi yer olurdu dünya.
Demeyin devir değişti, polyannacı olma.
Yapamayacağın şey yok. Sen istedikten sonra..

Eğer bu yazıyı beğendiyseniz aşağıdaki butonlar ile paylaşabilirsiniz.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder